.
HAKKIMIZDA

Kongrenin Önemi
XIII. yüzyıl sonlarında Bizans uç bölgesinde kurulan Osmanlı beyliği kısa süre içinde devlet ve imparatorluk haline gelmiş, sınırlarını Avrupa, Afrika ve Asya kıtalarına kadar genişletmiştir. Afrika’da çöller, Asya’da Safeviler ve Ruslar, Avrupa’da Habsburglar Osmanlıların çevresindeki doğal ve güçlü komşular olarak ortaya çıkmışlardır. Bu zor komşuluk ilişkileri daha çok askeri ve ticari alanlarda kendini göstermiş, doğu-batı ekseninde çeşitli ihtilaflar ve ittifaklar kurulmuştur. Özellikle XVI. yüzyıldaki Osmanlı-Safevi çatışmalarında Safevi-Habsburg, Habsburg-Fransa ilişkilerinde ise Fransa-Osmanlı ittifakları dikkat çekmiştir.
İmparatorlukların hükmettikleri geniş toprakları ile bünyelerindeki birden fazla dil, din ve kültüre mensup insanların varlığı bir yandan asgari düzeyde ortak değerlerin inşasına ve birlikte yaşama kültürüne olumlu katkılar sunarken, bir yandan da bu farklılık özellikle Fransız ihtilalinden sonra en kırılgan halkalarını oluşturmuştur. Modern öncesi döneme ait bu klasik özellikler, değişim çağında imparatorlukları uzun ve yorucu yeni sorunlarla baş başa bırakmıştır. Yine de Asya ve Avrupa’daki imparatorluklar varlıklarını XX. yüzyıl başlarına kadar koruyabilmişler, I. Dünya Savaşı’nın ardından Osmanlı, Avusturya-Macaristan, Rus Çarlığı gibi geleneksel imparatorluklar bu sürecin sonunda çökmüş ve bunların yerine ulus devletler yükselmeye başlamıştır.

Kongrenin Amacı
İmparatorluktan Ulus Devlete geçiş sürecinde Doğu ve Batı dünyası arasında askeri açıdan çatışma, kültürel açıdan etkilenme, ticari açıdan da eklemlenme şeklinde gelişen ilişkiler, bu kongrenin ana temasını oluşturmaktadır. Kongrenin amacı bu tema çerçevesinde Doğu-Batı dünyası üzerine çalışan farklı disiplinlerdeki akademisyenleri aynı platform etrafında bir araya getirmektir.